Abdest uzuvlarını başkasının yıkaması

Yazar: OnTSeLiS

Abdest uzuvlarını başkasının yıkaması Sual: Abdest uzuvlarını başkasının yıkaması caiz midir? Hastalık ve dertler ahiret nimetlerinin artmasına sebep olur mu?   Cevap: İbni Âbidîn “rahmetullahi aleyh” diyor ki, (Sağlam insanın abdest uzuvlarını başkasının yıkaması,

Kendini tehlikeye düşürmek haramdır

Yazar: OnTSeLiS

Kendini tehlikeye düşürmek haramdır Sual: Riyazetin, açlık çekmenin uygun olmadığı durumlar var mıdır? Nafile ibadetleri izinle yapmak ne demektir, herkes istediği şekilde nafile ibadet edemez mi? Cevap: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Ebû Hüreyreye “radıyallahü teâlâ anh”, (Vera üzere ol ki, insanların en abidi olursun!) buyurdu. Bundan anlaşılıyor ki, din demek, yalnız ruhsat,

Ruhsat ile azimetin ikisi de dindir

Yazar: admin

Ruhsat ile azimetin ikisi de dindir Sual: Ruhsat ile mi yoksa azimet ile mi hareket etmek daha efdaldir? Cevap: Allahü teâlâ, Peygamberine “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Mekke dağlarını altın yapayım ister misin buyurunca, bu altınları Allah yolunda ve düşmanlarla cihad için kullanmağı düşünmedi. İstemedi. Güçlük çekmeği arzu eyledi. Tebük gazvesinde ise, (Bu orduya lâzım olanları getirene Cenneti…

Farz ve vacib olmayan ibadetler

Yazar: admin

Farz ve vacib olmayan ibadetler Sual: Beş vakit namazın sünnetleri, farzlardaki noksanları, kusurları mı tamamlar. Yoksa, kılınmayan farz namaz yerine mi geçer? Yemeğe besmele ile başlamanın önemi ve müstehab ile mubah ne demektir? Cevap: (Halebî)de ve (Kudûrî)de diyor ki, ibadetler, (Ferâiz) ve (Fedâil) olmak üzere ikiye ayrılır. Farz ve vacib olmayan ibadetlere (Fedâil) veya (Nafile ibadet) denir. Beş vakit namazın sünnetleri, nafile ibadettir ve farzlardaki noksanları…

Ahkâm-ı İslâmiyye

Yazar: admin

Ahkâm-ı İslâmiyye Sual: Ahkâm-ı İslâmiyye ne demektir? Farz ne demektir ve çeşitleri var mıdır? Cevap: İslâm dininin bildirdiği emirlere ve yasaklara (Ahkâm-ı İslâmiyye) veya (İslâmiyet) denir. Ahkâm-ı İslâmiyye sekizdir: Farz, vacib, sünnet, müstehab, mubah, haram, mekruh, müfsid. Farz odur ki, onu Allahü azîm-üş-şân buyurmuş ola. Ve buyurduğu şüphesiz delil ile, belli olmuş ola. Yani âyet-i kerimeden açıkça anlaşılmış ola. İnanmayan, ehemmiyet vermeyen…