"Zulümden kaçının. Zira
zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de
kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları
birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye
sevk etmiştir."
Muslim, Birr 56; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi,
Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.
357
Kelime-i Tevhid
Tevhîd birlestirme, birleme, bir oldugunu kabul etme ve bu
sekilde inanma demektir. Istilahi manasi ise; Allah'tan baska
ilâh olmadigina iman etmek, O'ndan baska Rab ve Ma'bud
tanimamaktir. Baska bir deyisle; ihtiva ettigi manaya gönülden
inanarak "Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah" sözünü
söylemektir. iste "Allah'tan baska ilâh yoktur Muhammed Onun
Rasûlüdür" anlamina gelen bu söze"Kelime-i Tevhîd" denir.
"Kelime-i Tevhîd " tüm semâvî dinlerin ortak inanç
esaslarinin temelini teskil eder. Bu temele dayanmayan
inanislarin ve ibadetlerin tümü batildir, Allah'in yaninda
makbul degildir. Nitekim, Cenab-i Allah'in göndermis oldugu
elçilerinin tümüne vahyettigi ve insanlara teblig edilmesini
istedigi en önemli husus, "Tevhîd" inancinin esasini teskil eden
bu kutsal kelimedir. Hak Teâlâ, Kur'ân-i Kerîm'de, son elçisi
Hz. Muhammed (s.a.s)'e hitaben:
"Senden önce hiçbir rasûl göndermedik ki ona; Benden baska
ilâh yoktur, su halde bana kulluk edin, diye vahyetmis olmayalim"
(el-Enbiyâ, 21/25) buyurmakla bu gerçegi dile getirmistir.
Allah'tan baska ilâh tanimamak ve yalnizca O'na ibadet etmek
tüm semâvî dinlerin ortak hedefidir. En güzel ifadesini
"Kelime-i Tevhîd"de bulan bu husus, ehemmiyetine binaen, hem
Kur'ân-i Kerîm'de, hem de Rasûlüllah (s.a.s.)'in hadislerinde
çokça zikredilmistir. Kur'ân'da:
"Allah, kendisinden baska hiçbir ilâh bulunmayandir"
(el-Bakara, 2/255).
"Allah, kendisinden baska ilâh olmayandir, en güzel isimler
O'na mahsustur" (Tâhâ, 20/8).
"O, sizin Rabbiniz olan Allah'tir. O'ndan baska ilâh yoktur.
Herseyin yaraticisi O'dur" (el-En'âm, 6/102).
"Allah ile birlikte baska bir ilâh çagirma. O'ndan baska ilâh
yoktur. O'nun zatindan baska her sey helâk olacaktir. Hüküm
O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz" (el-Kasas, 28/88)
buyurulmaktadir. Rasûlüllah (s.a.s.)'in hadislerinde de
"Kelime-i Tevhid"le ilgili su ifadelere rastliyoruz:
"Her kim, Lâ ilâhe illâllâh der ve Allah'tan baska tapilan
seyleri reddederse, onun malina ve canina dokunmak haram olur.
Hesabi da Allah'a kalmistir" (Müslim, iman, 37).
"Lâilâhe illallah, Allah için yüce ve serefli bir sözdür.
Bunu samimiyetle söyleyen cenneti kendine vacip kilar. Yalandan
söyleyen de malini ve kanini korumus olur, fakat gidecegi yer
cehennemdir" (Alauddin Ali el-Hindi "Kenzü'l-Ummâl", l, 220).
"Allah'tan baska ilâh olmadigina ve Muhammed'in, O'nun elçisi
olduguna sehadet getirerek Allah'a mülaki olan kimse cennete
girer" (a.g.e., l, 215).
"Lâilâhe illallah" çok vecîz ve mana yönünden oldukça
kapsamli bir sözdür. Türkçe'ye"Allah'tan baska ilâh (tanri)
yoktur" seklinde tercüme edilebilir. Ne var ki, Allah ve ilâh
kelimelerinin ifade ettigi manalar tam olarak anlasilmadikça
"Allah'tan baska ilâh yoktur." sözü; "Kelime-i Tevhid"in,
kafalara ve gönüllere yerlestirmek istedigi mefhumu ifade
etmekte çok kisir kalacaktir. Kaldi ki, hiç kimsenin mü'min ve
muvahhid sayilabilmesi için, Kur'ân'in tanimladigi sekilde
Allah'a iman etmesi ve tüm içtenligiyle O'na teslim olmasi
gerekir. Aksi takdirde "Kelime-i Tevhid"i diliyle söyledigi
halde, tevhide aykiri düsünce ve davranislarindan dolayi iman
dairesinden çikarak kâfir olmasi içten bile degildir.
Kur'ân-i Kerîm, Cenab-i Allah' söyle tanimliyor:
"Allah bir tektir (el-ihlâs, 112/1), O'ndan baska hiçbir ilah
yoktur (el-bakara, 2/255). Tüm âlemlerin Rabbi'dir (Fatiha,
1/1), herseyin yaraticisi O'dur (el-Enam, 6/102), hüküm yalnizca
Allah'indir (ez-Zümer, 39/3), rizki veren O'dur (ez-Zariyat,
51/58), dirilten de öldüren de (Alû imran, 3/156), hastalara
sifa veren de O'dur (el-En'âm. 5/59). O, her seyi; gizli olani
da açikta olani da bilir. (ibrahim, 14/38). O'nun irade ve izni
olmadan bir yaprak dahi dalindan düsmez" (el-Mâide, 6/59).
Kisacasi Allah, akla gelebilecek her türlü noksanliklardan
münezzeh ve en mükemmel sifatlarla muttasiftir.
Kur'ân âyetlerinden de anlasilacagi gibi, insanin mü'min ve
muvahhid sayilabilmesi için, Allah hakkindaki düsüncelerinin
saglikli olmasi, "Tevhîdi" çizgiyle paralellik arzetmesi
gerekir. Bir yandan "Allah'tan baska ilâh yoktur " deyip diger
Yandan O'nun hükmünü reddetmek ya da hâkimiyetinde O'na ortak
kosmak, kesin olarak haram kildigi bir seyi helâl, helâl kildigi
bir seyi haram saymak, yalnizca kendisine mahsus özelliklerden
birini veya birkaçini, yaratilmislardan herhangi birine isnad
etmek, Allah'a yaklastiracak veya O'nun katinda sefaatçi olacak
diye O'ndan baska dostlar edinip bunlari ulûhiyyet derecesine
çikarmak, Tevhîd inanciyla asla bagdasmaz. Bu tür düsünce ve
inançlara sahip kimse "Allah'tan baska ilah yoktur." demekle
iman etmis sayilmaz. Cenab-i Allah bu gibi kimseleri yalanci ve
inkarci diye nitelemektedir:
"Halis din yalniz ve yalniz Allah'indir. O'ndan baska dostlar
edinenler; bizi, sadece Allah'a yaklastirsinlar diye onlara
ibadet ediyoruz, derler. süphesiz Allah, ayriliga düstükleri
seylerde aralarinda hüküm verecektir. Allah, yalanci ve
inkârciyi hidayete erdirmez" (ez-Zümer, 39/3).
"Yoksa onlar, câhiliyye hükmünü mü ariyorlar? iyi anlayan bir
toplum için hükümranligi Allah'tan daha güzel hüküm veren kim
vardir?" (el-Tevbe, 5/50).
"Allah'i birakip bilginlerini ve rahiplerini ve Meryem oglu
Mesih'i rabler edindiler. Halbuki onlara; yalniz bir ilaha
tapmalari emredilmisti. O'ndan baska hiçbir ilâh yoktur, onlarin
ortak kostuklari seylerden uzaktir " (et-Tevbe, 9/31).
Evet, "Kelime-i Tevhîd"; düsünce ve davranislarda, sirkin her
türlü pisliginden arinmayi, sadece Allah'in emirlerine boyun
egerek tâgûtun her çesidini reddetmeyi gerektirir. Artik:
"Her kim tâgûtu reddedip Allah'a inanirsa, asla kopmayan,
saglam bir kulpa yapismis olur" (el-Bakara, 2/256. Ayrica bk. La
ilaha illallah).