"Zulümden kaçının. Zira
zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de
kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları
birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye
sevk etmiştir."
Muslim, Birr 56; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi,
Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.
357
Kur'ân-ı Kerim'in inmeye başladığı Ramazan ayı'nın yirmi yedinci
gecesi. İslâm'da en kutsal ve faziletli gece Kadir gecesidir.
Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha
hayırlıdır. Kur'ân-ı Kerim de bu gecenin faziletini belirten
müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle
buyuruyor:
"Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir
gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan
hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her
türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir
esenliktir. " (Kadir sûresi, 97/ 1-5)
Bu sûrenin inişi hakkında değişik rivâyetler vardır. Bunlardan
biri şöyledir:
Bir kere Rasûlüllah (s.a.s) Ashab-ı Kirâma İsrailoğullarından
birinin, silahını kuşanarak Allah yolunda bin sene cihad
ettiğini bildirmişti. Ashabın buna hayret etmeleri üzerine
Cenabı Hak bu Kadir sûresini indirmiştir (Tecrîd-Sarîh
Tercemesi, VI, 313).
Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır.
Çünkü:
a) Kur'ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.
b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin
ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.
c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü
hadiseler Allah Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili
meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).
d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.
e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü
kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her
mü'mine selam verirler.
Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle
beraber genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde olduğu
tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s) bunun kesinlikle hangi
gece olduğunu belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın
son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız"
(Buhârî, Leyletü'l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216) buyurmuştur.
Zir b. Hubeyş diyor ki, Übey b. Ka'b'a sordum: Kardeşin Abdullah
b. Mes'ud: "Yıl boyunca ibadet eden Kadir gecesine isabet eder"
diyor, dedim.
Übey b. Ka'b dedi ki: "Allah İbn Mes'ud'a rahmet eylesin. O,
insanların Kadir gecesine güvenmemelerini istemiştir. Yoksa
Kadir gecesinin, Ramazanda, Ramazanın da son on günü içerisinde
yirmi yedinci gecesinde olduğunu biliyordu" dedi.
"- Bunu neye dayanarak söylüyorsun, Ey Ebü'l-Münzir (Übey b.
Ka'b'ın lakabı)" dedim. Übey;
"- Ben bunu Rasûlüllah (s.a.s)'in bize haber vermiş olduğu
alametle söylüyorum ki, o da, "o gün güneş şuasız olarak doğar"
dedi (Müslim, Sıyam, 220).
İslâm kaynaklarında belirtildiğine göre Allah Teâlâ bir takım
hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun dışında daha bazı
şeyleri de gizli tutmuştur. Bunlar:
Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit
içerisinde Salât-ı vusta; ilâhî isimler içerisinde İsm-i Azam;
bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rızay-ı ilâhî; zaman
içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli
tutulmasından maksat mü'minlerin uyanık, dikkatli ve devamlı
Allah'a ibadet ve taat içerisinde olmalar]. sağlamaktır.
Mü'minler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve
taatle değerlendirmelidir. Ebû Hüreyre (r.a)'ın rivâyet etmiş
olduğu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle
buyurmuştur:
"Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı
Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları
bağışlanır" (Buhârî, Kadir, 1).
Kadir gecesinde neler yapılabilir:
Kadir gecesini, namaz kılarak, Kur'ân-ı Kerim okuyarak, tevbe,
istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.
Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç
değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir.
Kazası yoksa nafile kılar.
Süfyan-ı Sevrî: "Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan
sevimlidir. Kur'ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir."
(Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.
Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlüllah (s.a.s)'e:
"- Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua
edeyim?" diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s):
"- Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım
sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet." diye dua et,
buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).
Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve
dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin
bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Bu da kişinin
imanını tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en
azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.